26 Kasım 2013 Salı

I'm Cyborg But That's Ok

Efenim dün vizem olmasına rağmen oturdum bi film izledim gece ama siz olun arkadaşlar sınava çalışmadan benim yaptığımı yapmayın sınavınız kötü geçince pişman oluyor insan ama filmi izlediğime o kadar memnunummmmmmmmm ki anlatamam .Gece gece hem çok güldüm hem de derin düşüncelere daldırdı beni bu film.Peki bu filmin adı ne mi?
"I'm Cyborg but That's Ok " filmimizin adı.

İzlerken bu deli saçması filmde ne böyle dedim ve aynı zamanda çok anlamlıymış gerçekten  filmi yapanlar bi şeyler anlatmak istemiş ama biraz absürd bi yolla diye düşündüm.Filmimize gelirsek Güney Kore yapımı bir film ve ödüllü bir sanat filmi hatta 26.İstanbul Film Festivalinde de gösterilmiş.Filmin konusu ;akıl hastanesinde ki hastaların yaşamından bahsediyor .Olay örgüsü kızımız young goon ve Park ıl-soon un etrafında gelişiyor.

Başrol kızımız young-goon un akıl hastanesine sevk edilmesiyle filmimiz başlar.Young bir akıl hastasıdır çünkü kendinin "sayborg"( robot ya da makine) olduğunu  söylemektedir.Radyosuyla konuşuyor hatta bütün makinelarla çok iyi anlaşıyor .Özellikle kahve makinesiyle çok sıkı DOST :))))Ananesi de akıl hastanesine yatırılıyor çünkü oda bir sayborg olduğunu düşünüyor.Young da beyaz önlüklülerden(doktorlardan:)) ananesini kurtarmak istiyor fakat bunun için aynı zamanda enerjisi  tüketmemesi gerekiyor ve radyonun söylediği gibi beyaz önlüklüleri öldürüp nenesini kurtarmak için 7 günahtan uzak durması gerekiyor .Bu günahlar:merhamet etme,pişmanlık duyma,hayal kurma...
Galiba robotlarda hayat tam tersine işliyor .Bizde bi insanı insan yapan özellikler bu 7 günah aslında :)Young da merhametinden kurtulmak için hırsız olan bi diğer akıl hastası Park ıl sun dan merhamet duygusunu çalmasını ister:)

Park bir hırsızdır fakat bizim bildiğimiz hırsızlardan değil televizyon ,para ,araba ,altın gibi değerli eşyaları çalmıyor.Örneğin PERŞEMBE yi çalıyor:):):)İnsan perşembeyi nasıl çalar ki diyor young ama perşembe günleri hep giydiği iç çamaşırı kaybolunca anlıyor ki perşembe çalınmış:):):):)
Park bütün hafta içini çalsa ne kadar güzel olur dimi:)

Park küçülüp yok olmamak için hep birilerinin bi şeyini çalmak istiyor çünkü motosiklet çalıp mahkemede yargılandığı sırada hakim Park'a "küçülüp yok olacaksın seni adi adam " diye hakaret ediyor .Zaten Park'ın varlığı babasının umrunda değil hatta anneside terk etmiş onu  diş fırçasını  yanına alarak .Park sıkıntılı ve ya korktuğu zamanlarda neden dişlerini fırçalıyor derisiniz?

Başka bir akıl hastası olan kibar adamın kibarlığını çalıyor Park.Adam o kadar kibar ki insanlara sayğısından hep geri geri yürüyor ,bir sorun ve ya tartışma olsun kendinden biliyor ve özür diliyor çünkü hastaneye yatmadan önce zincirleme bir trafik kazasına sebep olmuş kazadan sonra  herkesden özür dilemiş ama o kadar çok tekrarlamış ki bunu kafayı yediğini düşünüp akıl hastanesine yollamışlar.Park bu adamın kibarlığını çalınca  adam kaba saba küfür eden bi adama dönüşüyor:):):)
Young' un merhameti Park'a geçtikten sonra ne oluyor peki tabi ki sayborg olan young-goon bir taramalı tüfeğe dönüşüyor ve bütün beyaz önlüklüleri öldüyor yani öyle hayal ediyor :):):):)Peki bundan pişman olan ve en çok üzülen Park oluyor.

Merhametinizin çalındığını hayal edin ya da memnun olmadığınız bir duygunuz .Keşke umutsuzluklarım çalınsa ya da karamsarlığım ,üzüntülerim,ağlamalarım.Peki bunlar çalınsa ben ben olurmuyum benden geriye ne kalır dimi.Ama tembelliğimi çalsa gıkımı çıkarmam aa dostlar.:):)
Young'un robot olduğu için yemek yememesi sonucu yataklara düşüyor hasta oluyor ,enerjisi kalmıyor.Yemek yerse bozulacağını düşüyor.:)Kızımıza artık aşık olan Park bu duruma çok üzülüyor ve onun için yemeği sitatik enerjiye dönüşterecek ve böylece kızı şarz edecek bi alet tasarlıyor ve kızın içine kuruyor .:)Bozulsada garantili olduğunu da söylemeyi ihmal etmiyor:)Kızımız bütün enerjisini topluyor.

Filmin sonu mu sonu ise açık uçlu.

Filmi kesinlikle tavsiye ederim.Aslında deli diye nitelendirdiğimiz insanların neden böyle davrandıklarını kısmen anlatmaya çalışan ve hatta normal insanlardan bile daha akıllı olduklarını bize gösteren hemde bunu görsel şöleni etkileyici ,hayal gücünün tavan yaptığı birde promosyon olarak aşkında anlatıldığı bir sinema şöleni olmuş.Bu deli saçması filmi izlemelisiniz.To be Continue...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder